Haberler / Kosova Bağımsızlığını İlan Etti
Kosova Parlamentosu Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
Özel gündemle TSİ 16.00'da olağanüstü toplanan parlamento oturumu, Parlamento Başkanı Yakup Krasniçi'nin konuşmasıyla başladı.
Toplantıda Başbakan Haşim Taçi, yaptığı konuşmadan sonra bağımsızlık bildirgesini okudu.
Taçi, "Halkımızın liderleri olarak bu bildirgeyle Kosova'yı bağımsız ve egemen bir devlet ilan ediyoruz" dedi.
Başbakan, bu bildirgenin halkın arzusunu yansıttığını ifade etti.
Parlamentoda yapılan oylamada, bağımsızlık ilanı oy birliğiyle kabul edildi ve liderler tarafından bildirge imzalandı.
Sırbistan ve Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç'e karşı
1999'da yapılan NATO'nun tarihindeki tek savaş sonunda Kosova NATO ve
BM himayesine geçti.
Kosova NATO ve BM'nin himayesine geçmesine rağmen Sırbistan'ın bir parçası olarak kalmaya devam etti.
Bölgenin statüsüyle ilgili görüşmeler BM'nin öncülüğünde 2006 Şubat ayında başladı.
Bu arada, Sırbistan'da yapılan referandumda da Kosova'nın Sırbistan'ın bölünmez bir parçası olduğu ilan edildi.
BM'nin Kosova temsilcisi Martti Ahtisaari, 26 Ocak 2007'de,
Kosova'ya gözetim altında bağımsızlık verilmesini öngören planını
açıkladı. Rusya ise Ahtisaari'nin teklifini 2007 Nisanında yapılan BM
Güvenlik Konseyi toplantısında reddetti.
ABD Başkanı George Bush, haziranda Kosova'nın daha fazla gecikmeden bağımsız olması gerektiğini söyledi.
Kosova geçen Temmuzda, BM'nin yürüttüğü Kosova sürecinin başarısız
olduğunu belirterek, yıl sonuna kadar bağımsızlığın ilan edilmesi
çağrısında bulundu.
Başbakan Taçi de bu gelişmelerden sonra Kosova'nın bağımsızlığının bugün ilan edileceğini açıkladı.
BÖLGE 500 YIL OSMANLI YÖNETİMİNDE KALDI
Bağımsızlığını ilan eden Kosova, yaşlaşık 500 yıl boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı.
Osmanlı İmparatorluğu'nca 1375 yılında fethedilen
Kosova'ya yerleşen Türkler, 1877-78 harbinden sonra Osmanlı'nın
etkinliğinin azalmasıyla azınlık durumuna düşmeye başladı. Balkan
savaşları sonucu (1912-1913) elden çıkan bölgedeki Türkler, krallık
(1918) ve komünist Yugoslavya (1945) döneminde üç büyük göç ve katliama
uğradı. 1930 yıllarında kamulaştırma reformu altında Türklerin elinden
araziler zorla alınarak Sırplara verildi ve Türkler göçe zorlandı.
İkincisi ise 1956-60 yılları arasında Türklerden silah toplama
kampanyası adı altında büyük eziyet başladı ve bunun sonucu olarak
ikinci kez göç yaşandı.
Sırpların bu iki baskısından sonra, 1968-1990
yılları arasında da Türkler, Arnavutların asimilasyon politikasına
maruz kaldı. Bütün bunlara rağmen Kosova'da kalan resmi istatistiklere
göre 12 bin, gerçekte 20-25 bin Türk, oradaki Türk kültürünü yaşatmayı
başardı.
Bir söylenceye göre, 1. Kosova Savaşı (1389)
sonrasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir göl gibi toplanması
sonucunda, Ay ve Yıldız'ın bu göl üzerinde yansımasıyla oluştuğu kabul
ediliyor.
Tarih kitaplarına göre Osmanlılar, 1389'da
Sırplara ve Avrupalı müttefiklerine karşı kazandıkları meşhur Kosova
savaşından sonra bölgeye tamamıyla hakim oldu ve Kosova vilayeti 1877
yılında teşkil edildi. Halil Rıfat Paşa bölgenin ilk valisi tayin
edildi.
Vilayetin merkez sancağı 1879-1893 tarihleri
arasında Priştine, 1893 tarihinde itibaren ise Üsküp şehri oldu. Kosova
Vilayeti'nin nüfusu 1893 tarihi itibariyle 847 bin 419'du. Bunun 507
bin 80'i Müslüman, 340 bin 339'ı Hristiyan'dı. Vilayet 1896 yılında 6
sancağa ayrıldı. Bunlar; Üsküp (Merkez) Priştine, Prizren, İpek,
Yenipazar ve Taşlıca sancaklarıydı. Vilayette Türk, Arnavut, Boşnak
gibi Müslüman unsurlar ve Bulgar, Makedon, Sırp, Rum, Ulah gibi
Hristiyan birçok etnik unsur bir arada yaşadı.
Berlin konferansında (1878) Kosova'nın büyük bir
kısmı Sırbistan ve Karadağ'a havale edildi. Bu karar, konferanstan önce
başlamış olan etnik temizlik hareketini hızlandırdı. Nis, Leskovça ve
Topluca gibi şehirlerin nüfusu Türkiye'ye göç etmeye zorlandı. 22 Mart
1913 yapılan Londra Sefirler Toplantısı sonucu Arnavutluk'un
bağımsızlığı tanınırken Kosova, Sırbistan'a bağlandı.1919-1920 Versay
Barış Konferansı ile Kosova'nın Sırbistan'a bağlanması meşrulaştırıldı.
Kurulan yeni Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti'nde yönetimin
uyguladığı baskı politikası sonucu yine Müslüman topluluğunun
Türkiye'ye göçü devam etti.
Özellikle, Kosova Türklerinin göçü, Sırp yönetimin 1953 yılında
silah toplama eylemi sırasında yoğunluk kazandı. O dönemde, Tito
Yugoslavyası'nın ikinci adamı konumundaki Aleksandar Rankoviç'in altı
cumhuriyet ve iki özerk bölgeden oluşan Yugoslavya'nın Müslüman
toplumların yaşadıkları bölgeler olan Bosna-Hersek, Makedonya, Kosova,
Karadağ ve Sancak'ta baskıların artması nedeniyle, Türkiye'ye Türk,
Boşnak ve Arnavutların göçü daha da hızlandı.
İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda kurulan Tito Yugoslavyası'nda da
Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türklerin en yoğun yaşadıkları bölgelerde,
Kosova ve Batı Makedonya'da (Kalkandelen, Gostivar, Debre) varlıkları
kabul edilmedi. Türklerin yoğun ısrarı üzere dönemin Yugoslavya
Komünist Partisi, 8 yıllık bir aradan sonra 1951 yılının ilkbaharında
Kosova'da da Türklerin varlığını tanıma kararı aldı.
Türklerin resmen tanındığı 1951 yılı, Kosova Türkleri için bir
dönüşüm yılı oldu. En önemli merkezlerde anaokullar, ilkokullar, Türk
kültür-sanat dernekleri açıldı. Priştine Radyosu'nda Türkçe yayınlar
başladı. Kosova'da ancak 300-400 kadar Türk var derken, 1953 yılında
yapılan nüfus sayımında Türklerin sayısı 34 bin civarında belirlendi.
Yugoslavya Anayasası'nda değişiklikler yapılarak hazırlanan yeni
1974 Kosova Anayasası'na göre Kosova'da Arnavutça ve Sırpçanın yanı
sıra Türklerin yaşadıkları yerlerde Türkçe de resmi dil oldu. Bu
anayasal değişiklikler Kosova'nın Sırbistan kontrolünden kurtulması da
demekti. 1975 yılında Priştine Üniversitesi kuruldu. Arnavutça ve
Sırpça öğretimin yapıldığı üniversite Arnavutların yüksek öğrenimi için
son derece önemliydi. Zamanla, eğitimli genç Arnavutlar yavaş yavaş
yönetimi ele geçiriyordu.
Slobodan Miloseviç yönetimindeki Yugoslovya'da 1989 yılında, 1974
Federal Anayasası'nın güvence altına aldığı Kosova'nin özerklik hakkini
iptal etti. Özerkliği alınan Kosova sıradan bir Sırp belediyesine
dönüştürüldü. 1990 yılında Yugoslavya'da çok partili düzene geçildi ve
ilk seçimler yapıldı. Arnavutlar, seçimleri boykot ederek 2 Temmuz 1990
günü Kaçanik'te Kosova Cumhuriyeti, 7 Eylül 1990 günü de Kaçanik
Anayasası'nı ilan ettiler. 1991'de yapılan referandumda halkın yüzde
99,87'si bağımsızlık için oy kullandı ve tek taraflı Kosova'nın
bağımsızlığı ilan edildi.
Sırp rejiminin bütün baskılarına rağmen 1992'de Arnavutlar Kosova'da
genel seçim düzenledi. Bunun neticesinde Kosova Cumhuriyeti
parlamentosu oluştu ve İbrahim Rugova Kosova Cumhuriyeti'nin ilk
başkanı seçildi. Kosova'nın bağımsızlığını Arnavutluk tanıdı, Bosna,
Hırvatistan ve Slovenya destekledi.
Gerçek anlamıyla bir özerklik olmasa da komünizmin döneminde
Arnavutlara verilen özerkliğin 1989'da Miloseviç rejimi tarafından geri
alınmasıyla, Kosova halkına daha önce görülmedik siyasi baskı ve şiddet
arttı ve buna direniş güçlendi.
Bütün bu baskılar sonucunda Arnavutlar Sırplara karşı askeri bir
örgüt kurdu. 1993'te Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) tam bir gizlilik
içinde kuruldu. UÇK ilk faaliyetini gazetelere verdiği sert
açıklamalarla başlattı ve Sırp polis merkezlerine bombalı saldırılar
düzenlemeye başladı.
Kosova'daki gerçek durumu gözetlemek amacıyla, Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Gözetleme Misyonu 1998 yılında Kosova'da
göreve başladı. Reçak'ta 15 Ocak 1999 tarihinde bir grup Arnavut
sivilin Sırp güvenlik güçlerince katledilmesi, Eski Yugoslavya Savaş
Suçları Mahkemesi tarafından soykırım olarak değelendirilerek, dünya
kamuoyunun Miloşeviç rejimine son verilmesi, Kosova halkının
kurtarılması yönünde ciddi adım atmasını sağladı.
Fransa'daki Rambouilet Konferansı'nda 5 Şubat 1999'da Sırp ve
Arnavut heyetleri arasında anlaşma sağlanamaması sonucu, barışçıl
yollar tükendi ve Miloşeviç rejimine karşı sıra askeri güç
kullanılmasına geldi.
Bu arada, şiddet eylemleri arttı, Sırp güvenlik güçleri Arnavutlarla
birlikte Türk ve Boşnakları da Kosova'dan sürmeye başladı ve yaklaşık
700 bin kişi Kosova'dan kovuldu. Uluslararası topluluğun Miloşeviç
rejimiyle bir türlü anlaşma sağlayamaması sonucu, BM Güvenlik
Konseyinin çıkardığı 1244 sayılı karara dayanarak 24 Mart 1999 günü
NATO güçlerinin Sırbistan üzerine hava harekatı başladı. 78 günlük hava
harekatının sonunda Kumanova'da imzalanan Askeri Teknik İşbirliği
Anlaşması ile Sırp güvenlik güçleri Kosova'dan geri çekildi, 10 Haziran
1999 günü NATO güçleri Kosova'ya girdi. Çok kısa bir sure içinde,
Kosovalıların büyük bir bölümü evlerine geri dönebildi.
Balkanlar'da Sırbistan, Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk
devletlerine sınırı olan Kosova, Haziran 1999'dan bu yana Birleşmiş
Milletler tarafından yönetiliyor. İlk yerel seçimler 2000 yılında
yapılırken, şimdiye kadar üç yerel ve parlamento seçimi yapıldı.
Son seçimleri eski UÇK komutanlarından Haşim Taçi'nin liderliğindeki
Kosova Demokrasi Partisi (PDK) kazanarak, Kosova Demokratik Birliği
(LDK) ve Kosova Demokratik Türk Partisi'nin de ortak olduğu koalisyon
hükümeti kuruldu.
Başmüzakereci Marti Ahtisaari'nin yönetiminde tam bir yıl süren
Belgrad ve Priştine arasında Kosova'nın nihai statüsüyle igili
müzakerelerde uzlaşma sağlanamadı. Ahtisaari'nin Kosova'ya koşullu
bağımsızlık öneren planı, BM Güvenlik Konseyinde Rusya tarafından veto
edilince, Temas Grubu tarafında bir yıllık yeni bir müzakere dönemi
başladı. Geçen yılın sonunda Temas Grubu da BM Güvenlik Konseyine
taraflar arasında uzlaşma yönünde ilerleme sağlanamadığını bildirerek
Ahtisaari'nin önerisine destek sundu.
Kosova, 17 Şubat 2008 günü bağımsızlığını ilan etmekle dünyanın en
yeni bağımsız ülkesi sıfatını, yine Sırbistan'dan ayrılan Karadağ'dan
almış oldu.
Bölgede, 2005 istatistiklerine göre, 2,1 milyonluk nüfusun yüzde
81,6'sı Arnavutlardan oluşuyor. Sırp nüfusunun oranı yüzde 9,9 olurken,
kalan bölümü Türkler ve Boşnaklar gibi değişik etnik gruplardan meydana
geliyor. Dini yapısına gelince, bölgedeki nüfusun yüzde 91'i Müslüman,
yüzde 9'u Hristiyanlardan oluşuyor.
Kosova'da 2006 yılının sonunda çıkarılan resmi diller yasasında
Arnavutça, Sırpça ve İngilizce resmi diller olarak kabul edildi.
Türklerin zorlamasıyla geçen yıl içinde Priştine, Prizren, Mitroviça ve
Gilan belediyeleri Türkçeyi resmi diller arasına aldı.
AA
-TİTO YUGOSLAVYASI'NDA KOSOVA-
İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalya'nın Almanya'ya teslim olması
üzerine Tito tarafından kurulan meclisçe Yugoslavya 1945 yılında ilan
edildi ve monarşi yıkıldı. Bu olaydan sonra Kosova, Yugoslavya'ya bağlı
bir eyalet statüsüne geçti.
-KOSOVA KURTULUŞ ORDUSU-
Aslında Arnavutların Slavlara karşı direnişi Osmanlıların Balkanlar'dan
çıkışıyla birlikte basladı. Bu direniş Birinci ve İkinci Dünya
Savaşları sırasında da devam etti.
Hazirlayan:editor
Haber Tarihi:02/17/2008






